{“title”: “ABD Merkez Bankası Fed Faizi Sabit Tutmayı Tercih Etti”, “content”: “
ABD Merkez Bankası, beklenildiği üzere politika faiz oranını değiştirmeyerek yüzde 3,5 ile 3,75 aralığında sabit tuttu. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), iki gün süren toplantısında, enflasyonla mücadele ve ekonomik istikrarı gözeterek faiz oranlarında herhangi bir değişiklik yapmadı. Bu karar, toplantının sonunda yapılan oylamada 12 üyeden 9’unun faiz oranını sabit tutmayı desteklemesiyle kesinleşti. Ancak, toplantıya katılan üç üye, enflasyonla mücadele kapsamında faiz oranlarının 25 baz puan artırılması yönünde oy kullandı. Bu durum, Fed kararlarında nadiren görülen bir fikir ayrılığına işaret ediyor ve faiz politika yaklaşımlarının ne derece çeşitli olabileceğini ortaya koyuyor.
ABD’de yılın ilk yarısında açıklanan veriler, enflasyonun beklentilere yakın seyrederek yüzde 3,5 seviyelerine gerilediğini gösterdi. Buna rağmen, Fed’in uzun vadeli enflasyon hedefi olan yüzde 2’nin oldukça üzerinde kalmaya devam ediyor. Ayrıca, İran’daki savaşın yoğunlaşmasıyla birlikte petrol, enerji ve gübre fiyatlarının yükselmesi, enflasyon baskısını yeniden artırabilir endişelerini artırıyor. Bu gelişmeler, piyasalarda ve ekonomik göstergelerde belirsizlik ve dalgalanmalara yol açıyor. Fed Başkanı Kevin Warsh, göreve gelir gelmez yaptığı açıklamalarda, fiyat istikrarını sağlamanın en öncelikli amaçları arasında olduğunu vurgulamış olsa da, faiz oranlarının gelecekteki yönü hakkında net bir ipucu vermekten kaçındı.
Uzman ekonomi çevreleri, Fed’in enflasyonla mücadelede sabrını kaybettiği ve fiyat artışlarının yüzde 2 hedefine ulaşmaması halinde faiz artırımlarına daha yakın durabilecekleri görüşünde birleşiyor. EY-Parthenon Başekonomisti Gregory Daco, Fed’in enflasyon konusunda daha agresif adımlar atmaya hazırlandığını belirterek, fiyatların yeterince düşmemesi halinde faizlerin yükselebileceğini söyledi. Öte yandan, KPMG Başekonomisti Diane Swonk, haziran ayındaki düşük enflasyon verisinin Fed’e şimdilik bir nevi zaman kazandırdığını, ancak yılın ilerleyen dönemlerinde iki veya daha fazla faiz artırımı olasılığının bulunduğunu ifade etti. Bu gelişmeler, önümüzdeki dönemde para politikası kararlarının piyasalar ve ekonomiyi yakından ilgilendiği bir süreç olacağını gösteriyor.”}
